Kanserden Korunmanın En Akıllıca 10 Yolu

Geçenlerde, uzun süredir görmediğim bir arkadaşıma ‘nerelerdeydin?’ diye feryat ettiğimde bana hasta olduğunu söyledi. ‘Ama gayet iyi görünüyorsun’ dediğimde, küçük kızı bana dönerek ‘annem kanser oldu’ dedi. O birkaç saniyelik zaman içinde küçük kızın gözlerinde zamanın durduğuna şahit oldum. Bilimin ve teknolojinin bu kadar ilerlediği bir zamanda, kansere karşı olan hassasiyetimiz hala devam ediyor…

Kanserden geri dönüşün yolu tıkalı olsa da, o yola çıkmamak için yapabileceğimiz bazı şeyler var.

1- Güneşe çıkın

Kanser riskinizi azaltmak istiyorsanız, güneşe kucak açın! Güneş ışınlarına yüksek oranda maruz kalan 100 ülke insanlarının, en az 15 çeşit kansere daha az oranda yakalandıkları görüldü. Peki cilt kanseri ne olacak diyorsanız, size önerim güneş kremleriyle yıkanmadan önce 15 dakika kendinizi güneşe teslim etmeniz.

2- Gereğinden fazla oranda protein tüketiminden kaçının

Yetişkin bir insanın günlük protein ihtiyacı, vücut ağırlığının gram karşılığıdır. Örneğin, 80 kilodaki bir kişinin günde 80 gram protein tüketmesi makuldur. Hamile kadınların ve atletlerin protein ihtiyaçlarının daha fazla olmasını bir tarafa bırakırsak, normal bir yaşam stilini takip eden pek çok insanın günde 100 gram protein limitini aşmaması gerekir. Gereğinden  fazla protein tüketimi kanser hücrelerinin çoğalmasına destek verir.

3- Filizlendirilmiş bitki tüketin

Tahıl ve tohumun kendisini yiyeceğime neden filizlendireyim diyebilirsiniz. Bunun yanıtı aşağıda gizli…

Filizler tam besinlerdir. Çiğ meyva ve sebzelere kıyasla 100 kat daha fazla enzim içerirler. Bu da, vücudunuzun besinlerden alacağı vitamin, mineral, amino asit ve elzem yağ asitlerini daha kolay absorbe etmesine yardım eder.

Tahıl ve tohumların protein kalitesi, filizlendirme yoluyla artar.

Filizlenme süreci içerisinde, tahıl ve tohumlardaki vitamin ve elzem yağ asidi oranı önemli oranda (yaklaşık 30 kat oranında) artar. 

Filizlenme sırasında, kalsiyum ve mağnezyum mineralleri bitkideki proteine bağlandıklarından, bu minerallerin vücut tarafından absorbe edilmesi önemli oranda hızlanır.

Hemen hemen her kabuklu tahıl ve tohumu evde kolaylıkla filizlendirebilirsiniz. Filizlendirilmiş bitkiler organik bitkilerden çok daha kaliteli besin öğeleri içerir.

4- Kanserojen maddeler içeren temizlik gereçlerinden sakının

Özellikle banyo ve mutfak temizliğinde sıklıkla kullanılan sıvı ya da spray formundaki pek çok temizlik maddesi içerdikleri kanserojen maddeler nedeniyle oldukça tehlikelidirler. Aldığınız temizlik maddelerinin içinde aşağıdaki maddelerden herhangi birini görüyorsanız, kullanmadan önce iyice düşünün.

-Phthalates , 1,4-diclorobenzene , Terpenes , Benzene , Styrene , Phenol , Nonylphenol ethoxylates (NPEs) , Formaldehyde , Butyl cellosolve , Triclosan (antibakteriyel sabunların ana malzemesi)

5- Doğal maddeler içeren kozmetik ürünleri kullanın

Hayatınızı zararlı maddelerden ardındırmaya mutfağınızdan başladıysanız doğru yoldasınız ama, cildinize sürdüğünüz kremler ve losyonların önemli oranda kanserojen maddeler içerdiğini unutmayın. Cildinize sürdüğünüz kimyasal maddeler, yiyecek yoluyla aldığınız kimyasal maddelerden çok daha tehlikelidirler çünkü, yediğiniz her şey karaciğer tarafından toksinlerden arıtılırken, cildinize sürdüğünüz her şey direk olarak kan dolaşımına dahil olur.

Kozmetik ürünlerde kullanılan 900’ü aşkın kimyasal maddenin çok az miktarının insan sağlığı üzerindeki etkisinin bilindiğini hatırınızdan çıkarmayın. Bu maddelerin tam listesini vermek mümkün olmasa bile, aşağıdaki maddeleri içeren kozmetik ürünleri kullanmadan önce birkaç kere düşünün…

– Sodium lauryl sulfate (SLS) ,  Musks,  Mercury,  Paraben,  1,4-Dioxane,   Lead,   Phthalates (Dibutyl phthalate, dimethyl phthalate, Diethyl phthalate,  Mineral oil,  Paraffin,  Petrolatum,  Nano particles,  Antibakteriyel maddeler,  Hydroquinone,  Formaldehyde

6- Yapışmaz özellikler taşıyan mutfak araç gereçleri (Teflon tavalar, fırın tepsileri vs.) kullanmayın

Mutfağımızda yıllardır bayıla bayıla kullandığımız yapışmaz tava ve tepsilerde bulunan PFOA (perflurooctanoic acid) ve PFCs (perfluorinated compounds) maddeleri, ısıya maruz bırakıldıklarında toksik gazlar açığa çıkarmaya başlarlar. Bu da, 3 ila 4 dakika süren pişirme sonunda en az 6 çeşit toksik gazı mutfağınızda soluyorsunuz demektir. Yapılan araştırmalar, bu toksinlerin kan dolaşımında birikerek zamanla kansere yol açabileceğini gösteriyor.

Bu maddeler sadece teflon tava ve tepsilerle de sınırlı değil. Yemek sektöründe sıklıkla kullanılan yağ geçirmez ambalajlar, mikrodalga patlamış mısır, leke tutmaz özellikler taşıyan giysi ve döşeme malzemeleri bunlardan sadece birkaçı…

7- Doğal kaynaklardan gelen klorinlendirilmemiş su için

Şehir şebeke suyunun klorinden geçirilerek dezenfekte edilmesi işlemi sırasında oluşan toksik maddeler (DPBs), klorinden 10,000 kez daha fazla zararlıdır. DPB maddelerin en yaygın olanı ‘trihalomethane’ THM maddesinin labaratuvar hayvanlarında kansere yol açtığı biliniyor.

Yaklaşık 4 litre suyun içine atacağınız birkaç dilim portakal diliminin 30 dakika içinde sudaki klorini nötralize edeceğini biliyor -muydunuz?

8- Organik ve yöresel kaynaklı meyve, sebze ve et tüketin

Tarım ilaçlarının önemli bir oranının kanserojen maddeler içerdiği günümüzde herkes tarafından biliniyor. Kapalı fabrika ortamında gün yüzü görmeden yetiştirilen büyük baş hayvanlara verilen yemlerde bulunan bu kanserojen maddeler, havyanların dokularında birikerek , insan sağlığına tehdit oluşturuyor.

9- Konserve yiyeceklerin tüketimine son verin

Konserve tenekelerin ana iç kaplama malzemesi olan BPA (Bispenol-A)‘nın kanser başta olmak üzere üreme hastalıklarına yol açtığı biliniyor.

Harvard Üniversitesinde yapılan bir araştırma sonucunda, konserve yiyecek ve içeceklerde bulunan BPA maddesinin ‘5 gün içinde’  %1,000 oranında arttığı görüldü.

O konserveleri çöpe yollamanın zamanı geldi…

10- Mikrodalga fırın kullanmaya son verin

Plastik kaplarda mikrodalga fırında pişirilen/ısıtılan yiyecekler, plastikte bulunan kanserojen maddelerin yiyeceğe karışmasına neden olur. Ayrıca, yiyeceklerin microdalgalara maruz bırakılması sonucu oluşan ‘radyolitik’ maddelerin insan doğasında ne gibi etkilere yol açtığı henüz bilinmiyor…

Microdalga fırınların genetik araştırma deneylerinde, hücre zarlarının yıprandırılması amacıyla kullanıldığını biliyor muydunuz?

 

1 Comment

Filed under Kanser, kronik hastalıklar, yapay katkı maddeleri

One response to “Kanserden Korunmanın En Akıllıca 10 Yolu

  1. Faik Ataç

    Merhaba, biz sağlık yayıncılığı konusunda çalışan bir grup olarak sizin yazılarınızdan faydalanmak isteriz. Konu ile ilgili olarak sizinle görüşebilmeyi isteriz. İlginize teşekkürler

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s