Karbonhidrat Bağımlılığı

Karbonhidrat Bağımlıların Diyeti” adlı kitabın yazarları Dr.Richard ve Rachael Heller’e göre, kilo problemi olan kişilerin %75’i karbonhidrat bağımlısı. Alkol, sigara, kokain vs. herhangi bir maddeye bağımlılık gibi, karbonhidrat bağımlılığı da bilinen belirtilerle insanın karşısına çıkar. Kapanmayan iştah, kontrol etmeye ya da bırakmaya çalıştıkça daha da güçlenen istek…

Nörolojik belirtilerin yanısıra, karbonhidrat bağımlılığını daha da kötü kılan şey, metabolizma düzenini bozarak, alınan kalorileri “yakılamayan yağ depoları” olarak saklamasıdır. Bunun nedeni nedir?

Çok fazla karbonhidrat tüketimi, kan şekerini yükselterek, pankreasın insülin hormonu salgılamasına neden olur. İnsülin hormonunun 2 ana görevi vardır.

  • Kan şekerini düşürmek
  • Yağ depolarını arttırmak

İnsülin, hücrelere kan şekerini hücre içine alma talimatını her verişinde, hücre içine giren şekerin ihtiyaçtan fazlası hemen yağa çevrilerek yağ depolarına gönderilir.

Karbonhidrat tüketimi devam ettikçe, bu işlem devam eder ve sonuçta yağ depolarındaki ekstra kaloriler hiç kullanılmadan oldukları yerde kalırlar. Vücudun yağ depolama kapasitesinin sınırı yoktur, çünkü her yağ hücresi 1000 kattan fazla büyüyebilir. Bu durumu balon şişirmeye benzetebilirsiniz.

Vücudun yağ depolamasının sınırı olmamasına karşın, hücrelerin insülin hormonuna cevap vermesinin sınırı vardır. Aşırı karbonhidrat tüketimi uzun süre devam ettiğinde, hücreler insülin hormonuna cevap vermez hale gelirler. Buna “insülin direnci” adı verilir. İnsüline cevap vermeyen hücreler, kandaki şekeri hücre içine almayı reddettikçe, pankreas daha fazla insülin salgılamaya başlar. Bu da karbonhidratlı besinlere karşı iştahın daha da artmasına neden olur. Bir zaman sonra, pankreas da iflas eder. Ve sonuç….şeker hastalığı.

Karbonhidrat bağımlılığını yenmenin yolları nelerdir?

Bunun en temel yolu, insülin hormonu salgılanmasına yol açan besinleri az tüketmektir. Bunların en başında şekerli, nişastalı, tahıllı besinler gelir.

İnsülin direncini kırmanın en etkili yolu da, daha fazla hareket etmektir. Fiziksel aktivite, hücrelerin insülin hormonuna daha kolay cevap vermesini sağlar.

Omega-3 yağ asitleri içeren besinlerin (ceviz, avakado, balık, fındık, keten tohumu) tüketimi, yağ metabolizmasını harekete geçirerek, yağ depolarının enerji kaynağı olarak kullanılmasına yardımcı olur.

Leave a comment

Filed under obezite, şeker hastalığı

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s