Şeker Hastalığı

Şeker hastalığı, kandaki glukoz oranının (şekerin en basit hali) yüksek seyretmesi nedeniyle ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. 2 çeşit şeker hastalığı vardır.

“1. Tip” ve  “2. Tip” şeker hastalığı…aradaki fark nedir?

1. Tip şeker hastalığı, genellikle çocukluk yaşlarda ortaya çıkan, pankreasın yeterli insülin hormonu üretememesi nedeniyle oluşan şeker hastalığıdır. Bu tipe, “insüline bağlı şeker hastalığı” da denir.

1. Tip şeker hastalığında; vücudun bağışıklık sistemi, pankreasın insülin üretmekten sorumlu “beta hücrelerine” zarar vermeye başlayarak, zamanla pankreasın hiç insülin hormonu üretememesine neden olur. Bu tip şeker hastalığının tek tedavisi, vücuda dışarıdan “insülin hormonu” enjekte edilmesidir.

1. Tip şeker hastalığı oldukça nadir görülmekle beraber, kesin tedavisi şu an için bulunmamaktadır. Yapılan son araştırmalar, ekvatordan uzaklaştıkça bu tip şeker hastalığının artmasının, bu hastalığın yetersiz güneşe maruz kalmaktan ortaya çıkabileceğini öneriyor. D vitaminin, bağışıklık sisteminin bazı hücrelerini baskı altına alması nedeniyle, 1. tip şeker hastalığının önlenmesinde rolü olabileceği düşünülüyor. Bu nedenle hamile kadınların, hamilelik sırasında ve de sonrasında çocuklarını yeterli miktarda güneş ışığına maruz bırakmaları salık veriliyor.

2. Tip şeker hastalığı, son derece yaygın olmakla beraber, şeker hastalığı olanların % 90 – 95’i bu tip şeker hastalığını taşıyor. 1. tip şeker hastalığının tersine, 2.tip şeker hastalığı tamamen önlenebilir ve de ilaçsız tedavi edilebilir.

2. tip şeker hastalığında, pankreas yeterli miktarda insülin hormonu salgılamasına rağmen, vücut hücreleri insüline “direnç” göstermeleri nedeniyle, insülin hormonu yeterli miktarda kullanılamaz. İnsülin hormonunun temel görevi, kandaki şekeri hücrelerin içine göndererek, kan şekerini düşürmektir. İnsüline bağlı olan hücreler (kas, yağ ve karaciğer hücreleri), insülin hormonunu reddetmeye başladıklarında, kan şekeri tehlikeli seviyelerde yüksek kalır. Bu da vücudun tüm dokuları için son derece zararlıdır.

2. tip şeker hastalığının belirtileri:

  • Aşırı susuzluk
  • Baş dönmesi, mide bulantısı
  • Aşırı yorgunluk hali
  • Bulanık görüş
  • Aşırı açlık hissi (yemekten hemen sonra dahi)
  • Olağandışı kilo artışı ya da kilo kaybı
  • Asabiyet
  • Yaraların yavaş iyileşmesi
  • Ayak ya da ellerde uyuşukluk ya da karıncalanma
  • Sık enfeksiyon (deri ve idrar yollarında)

2.tip şeker hastalığının tedavisindeki temel hedef, hücrelerin insüline tekrar hassasiyet kazanmalarını sağlamaktır.

Şeker hastalığı nedeniyle kan şekerinin tehlikeli seviyelerde yüksek kalması aşağıdaki sorunlara yol açar:

  • Kalp hastalığı
  • Periferal vasküler hastalığı (kalp ve beyin dışındaki ana kan damarlarında daralma. Vücudun uzuvlarına giden kan miktarında azalmaya neden olur)
  • Beyin inmesi
  • Yüksek kan basıncı
  • Kanser
  • Obezite

“LEPTİN”….Obezite ve Şeker Hastalığı arasındaki bağlantı

Leptin, vücudun yağ hücreleri tarafından salgılanan bir hormondur. Leptin’in ana görevi, iştahı ve kiloyu kontrol altına almaktır. Beyine ne zaman yemek yenmesi gerektiğini, ne kadar yenmesi gerektiğini, daha da önemlisi ne zaman yemeye son verilmesi gerektiğini söyler. Leptin aynı zamanda beyne, alınan enerjinin nerelerde harcanması gerektiğini söyler. Leptin hormunu, insülin sinyalinin hücrelere doğru bir şekilde ulaştırılmasını sağlaması nedeniyle, şeker hastalığında görülen insülin direncinin kırılmasında son derece önemlidir.

Leptin ve insülin sinyalinin düzeltilmesinin TEK yolu doğru beslenmektir!

Yemeklerden sonra kan şekerinin yükselmesiyle beraber, insülin hormonu devreye girerek, alınan ekstra kalorileri vücut depolarına gönderir. Bu depoların küçük bir kısmı kaslarda “glikojen” olarak saklanır. Glikojeni, kaslardaki karbonhidrat depoları olarak da düşünebilirsiniz. Glikojen depoları, fiziksel aktivite sırasında çabucak enerjiye çevrilerek harcanır, ancak bu depolar çabucak tükenir. Vücut depolarının büyük bir bölümü ise, “yağ” olarak saklı tutulur. İşte herkesin nefretini kazanan da bu depolardır.🙂 Fiziksel aktivite sırasında kaslardaki glikojen depoları tükenmeden, yağ depolarından enerji çıkışı olmaz. Bunun nedeni, glikojen depolarının enerjiye çevrilmesinin çok daha hızlı ve kolay olmasıdır. Yağ depolarının kullanımı ise, ekstra işlemler nedeniyle daha zordur. Durumu vadeli ve vadesiz banka hesabına benzetebilirsiniz. Glikojen depolarının vadesiz hesabınız olduğunu düşünürseniz, ATM kartınızla istediğiniz zaman para çekebilirsiniz. Yağ depolarınızı vadeli hesabınız olarak düşünürseniz, vadesi dolmadan bu hesabı kullanamazsınız. Vadesiz hesapta paranız bittiğinde, tek yapacağınız şey vadeli hesabınızı bozdurmak olur.

Fruktoz….şeker hastalığı ve obezitenin 1 numaralı zanlısıdır!

Şeker molekülü, 2 adet molekülden oluşur. Fruktoz ve glukoz. Bunların ikisi, vücutta çok farklı şekillerde metabolize edilirler. Vücuttaki hemen her hücre, özellikle beyin hücreleri glukozu ana enerji kaynağı olarak kullanmak üzere dizayn edilmiştir. Fruktoz ise, karaciğerde metabolize edilerek bazı toksik maddelerin oluşumuna neden olur.

Fruktozun vücutta yarattığı negatif metabolik etkiler nelerdir?

  • Glukozun tersine, fruktoz leptin hormonunda artışa neden olmaz. Leptin hormonunun “iştah kesen hormon” olduğunu hatırladığımızda, fruktozun iştahı sürekli açık tuttuğu sonucuna varabiliriz.
  • Fruktoz kandaki yağ oranını ve insülin hormonunu arttırarak, leptin hormonunun beyne ulaşmasını engeller. Bu durumda beyin sürekli ” açlık” konumunda takılı kalır.
  • Glukoz, “açlık hormonu” olan “ghrelin” hormonunu bastırmasına rağmen, fruktoz buna neden olmaz. Bu da yiyip yiyip doymamanın bilimsel açıklamasıdır.

Fruktozun yukarıdaki tüm etkilerinin ortak sonucu, gereğinden fazla yemek yeme dolayısıyla aşırı kilo alımı ve 2. tip şeker hastalığına yakalanma riskinin artmasıdır. Bu nedenle günde 25 gramdan fazla fruktoz tüketimi önerilmez.

Neler fruktoz içerir?

Fruktoz en basit anlamda “meyva şekeri”dir. Ancak meyvalar, vitamin, mineral ve antioksidan maddeler içermeleri nedeniyle her diyetin vazgeçilmez parçalarıdırlar. 25 gramlık fruktoz limitini sadece meyva yiyerek aşmanız da pek olası değil. Günde kilolarca meyva tüketmiyorsanız tabiki…

Bunun dışında fruktoz yüksek miktarda balda ve “işlenmiş kutu meyva suları, kolalı, gazlı içeceklerde, ambalajlanmış tüm unlu mamüllerde” bulunur. Maliyeti çok düşük olması nedeniyle pastane ürünlerinde (özellikle şerbetli tatlılarda), mısırdan elde edilen fruktoz şurubu kullanılır. Bu ürünleri yiyerek, bir oturuşta yüzlerce gramlık fruktoz tüketmek içten bile değil.

2. tip şeker hastalığı ilaçsız tedavi edilebilir.

Şeker hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar, vücut hücrelerini insüline karşı daha hassas kılmak üzere dizayn edilirler. Ancak ciddi oranda yan etkileri vardır. Örneğin Avandia ilacının % 43 oranında kalp krizi riskini arttırdığı görüldü.

İyi haber….2.tip şeker hastalığı ilaçsız da tedavi edilebilir.

Fiziksel aktivite, kas hücrelerinin insüline karşı olan hassasiyetini arttırması nedeniyle son derece önemlidir. Fiziksel aktivite sırasında, kas hücrelerinin enerjiye olan ihtiyaçları artar, dolayısıyla kandaki şekeri hücre içine çekme konusunda daha başarılı olurlar. Üstelik bu etki egzersiz sonrasına dahi taşınır.

Basit şekerli besinlerden, özellikle fruktoz içeren meyva suyu ve pastane ürünlerinden şiddetle kaçınılması gerekir. Basit karbonhidratlı besinler, çok işlenmiş olmaları ve posadan ciddi anlamda yoksun olmaları nedeniyle kan şekerini çok hızlı bir şekilde yükseltirler. Özellikle beyaz pirinçten yapılan pilav ve beyaz ekmek’ten kaçınmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Aktif bakteri içeren besinler (yoğurt, kefir, peynir  vs), bağırsak sisteminde faydalı bakteri popülasyonunu arttırmaları nedeniyle son derece önemlidirler. Sağlıklı çalışan sindirim ve boşaltım sistemi, bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli etkendir. İnsan bağışıklık sistemi hücrelerinin % 90’ının bağırsaklarda bulunduğunu düşündüğümüzde, durum daha da kolay anlaşılır oluyor.

Leave a comment

Filed under hormonlar, kronik hastalıklar, obezite, şeker hastalığı

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s