Happy Chicken Nuggets!

 McDonalds’ı bilmeyen dünyada kaç tane çocuk kalmıştır acaba? Neredeyse genel toplum kuralı olarak, çocuk kendini bilmeye başladığı andan itibaren mutlaka McDonalds’ın “chicken nugget” larıyla tanıştırılır. Küçük eller için özel olarak fabrikalarda dizayn edilmiş, özel kutudan çıkan (saklı hazine gibi) tavuk parçalarını çocuklarımıza “özel spesyalite” olarak sunmadık mı? Hele yanında oyuncakla geliyorsa, daha da makbul…

Chicken nugget’ların nasıl yapıldığını görmek istiyorsanız aşağıdaki videoyu izleyin. Ama mide bulantısı ilacını yanınızda bulundurmanız gerekiyor. Eğer seyretmeye cesaret edemezseniz, ben söyleyeyim… Tavuklar önce bütün halde(kemikleriyle beraber) makinelerde parçalanarak püre haline getiriliyor. Bunun nedeni, tahminim, kimse ağzında tavuk kemiği istemeyeceğinden, tavuklar mümkün olan en hızlı blenderlardan geçiriliyor. Bu işlem sonucunda, moleküler düzeyde parçalanan tavuk karışımı “pembemsi yumuşak dondurma kıvamına” geliyor. Sonra rengi düzeltmek için karışımın içine tonla kimyasal madde konuluyor. Halbuki buna ne gerek var, kalp şekline getirip adına da “happy chicken nugget” deseler daha iyi olmaz mıydı?  Demek ki kimsenin aklına gelmemiş bu…

Chicken nugget’ların nasıl yapıldığını öğrenmek yeterince canınızı sıkmadıysa henüz, belki içlerine konan yapay katkı maddeleri hakkında bilgi sahibi olmak ilginç gelebilir. Görünüşe bakılırsa, chicken nuggetlarla badana boyaları arasında bile ortak nokta varmış…

 McDonalds’ın “chicken nugget” larına konan 2 kimyasal madde:

  1. Dimethyl polysiloxane : Kozmetik ürünlerinde de kullanılan silikon benzeri bir madde. Besinin içindeki yağın köpürmesini önlemek için ilave ediliyor.
  2. Tertiary butylhydroquinone (TBHQ): Petrolden elde edilen, antioksidan madde. Besinlerin raf ömrünü uzatmak için, yaygın olarak bitkisel yağlarda, margarinlerde, kahvaltı gevreklerinde, baharatlarda, sakızlarda, patates cipslerinde ve ambalajlanmış pastane mamüllerinde kullanılıyor. Bunun yanısıra, pek kozmetik ürününde, boya ve verniklerde, tarım ilaçlarında, parfüm ve kozmetik ürünlerinde bulunuyor.

Milyon dolarlık soru: Bu yapay katkı maddelerinin tüketimi insan sağlığı için güvenli mi?

TBHQ maddesinin 1 gramının tüketimi

  • Mide bulantısı, kusma, kulaklarda çınlama, boğulma hissine yol açabilir.

Bu maddenin kozmetik ürünlerde kullanımı Kanada’da yasaklanmış durumda. Çünkü hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde bu maddenin karaciğerde hasara, hücrelerde mutasyona, üreme sisteminde problemlere yol açtığı görülmüş. İyi haber, bu madde dokularda depolanmadan vücuttan atılıyor. Yani bu maddeyi içeren besinleri yemeye son verdikten itibaren, bu konuda endişelenmenize gerek yok.

Diğer madde “dimethyl polysiloxane” ile ilgili henüz yayımlanmış bir araştırma yok. Ancak bu durum onu güvenli kılmıyor tabiki…

Mcdonald’s menüsüyle beslenmenin diğer yan etkilerine gelirsek…

15 yıl süren bir deney sonucunda, haftada 2 kez fast food hamburgerle beslenen kişilerde insülin direnci görülmeye başladığı tespit edildi. İnsülinSuper Size Me direncinin bir sonraki aşamasının şeker hastalığı olduğunu söylemekte fayda var. Morgan Spurlock’un “Super-Size Me” adlı belgesel serisinde kendi üzerinde denediği gibi, yüksek yağ ve katkı maddesi içeren hamburgerlerle beslenme stili başta karaciğer olmak üzere, vücudun pek çok yerinde ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Morgan Spurlock 4 hafta boyunca sadece MacDonalds hamburgerleriyle beslendikten sonra, doktorunun önerisiyle deneyden pes etmek zorunda kalmıştı.

msg flavoringÖldüren lezzet” olarak literatüre geçen MSG ise, daha da önemli risk teşkil ediyor. Fast food restoranlarda ve ambalajlanmış pek çok üründe yediğiniz hemen her şeyin içine konulan bu maddenin insan beyninde bağımlılık benzeri etkiler yarattığı ve uzun dönemde ciddi merkezi sinir hastalıklarına yol açabileceği uzun zamandır biliniyor. MSG hakkında daha detaylı bilgiye, bu blogdaki “yapay katkı maddeleri” adlı kategoriden ulaşabilirsiniz.

Çocukların küçük yaştan itibaren alıştırıldıkları beslenme şekli, onların ileri hayatlarında karşılaşabilecekleri sağlık sorunlarını önemli oranda belirliyor. Genetik biliminin yeni bir branşı olan epigenetik bilimi, genetik şifrenin dışsal etkenler (beslenme, çevresel faktörler vs) nedeniyle sürekli olarak değişim gösterdiğini ortaya koyuyor. Örneğin, fareler üzerinde yapılan deneylerde, yüksek oranda yağ içeren besinlerle beslenen gebe farelerin doğurduğu kuşakta daha yüksek oranda meme kanseri oluştuğu görüldü. İnsan merak etmeden duramıyor…fast food ve işlenmiş yiyeceklerle tanıştığımız son 30-40 yıl içinde toplumda bu kadar çok kanser vakasının görülmesinin nedeni nedir?

Herşey bir kenara, doğal olmayan formdaki yiyecekleri tüketmek sevdası nereden geliyor?

Please enter English only.
Thank you! Your feedback will be used to make alibaba.com a better marketplace.
To view feedback that you just submitted or from other Alibaba.com users,
please visit our Suggestion Center
Comments or suggestions about this page? Tell us

Leave a comment

Filed under kronik hastalıklar, yapay katkı maddeleri

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s