Domates Yağsız Yenmez!

Eskiler bunu dedimi bilemiyorum ama, domates yağsız yenmez:) Çünkü hem tadı iyi olmaz, hem de içerdiği dünya kadar antioksidandan faydalanamazsınız. Söylemedi demeyin…

Domates, antioksidan maddeler olan “lycopene ve beta-carotene” açısından çok zengin olmakla beraber, eğer domatese bir miktar yağ eklenmediği takdirde bu maddeler vücudumuz tarafından absorbe edilemez.

Yapılan bir deneyde araştırmacılar tam olarak bunu test ettiler. Deneye katılan kişilerin yarısına yağsız ya da az yağlı domates içeren yeşil salata, diğer yarısına da yağlı bir salata yedirildikten hemen sonra, herkesten kan örneği alındı. Domatesi yağlı salatanın içinde tüketen kişilerin kanında yeterli miktarda antioksidan maddeler bulunurken, yağsız ya da çok az yağlı salata yiyen kişilerin kanında maddelere rastlanmadı. Bu da gösteriyor ki, domatesin faydalarından istifade etmek istiyorsanız, mutlaka yanında bir miktarda sıvıyağ tüketmelisiniz.

Domatesin sağlık açısından faydaları uzun zamandır biliniyor. Domatesteki antioksidan maddeler lycopen ve karoten kanser riskini azaltmakla beraber, ateroskleroz adı verilen kalp damar hastalığı ve egzersiz nedeniyle ortaya çıkan astım riskini de düşürüyor.

Domatesteki “lycopene” maddesi domatese kırmızı rengini vermekle beraber, vücutta gezinen serbest radikalleri yok ediyor. (Serbest radikaller, dengesiz moleküler yapıları nedeniyle vücuttaki sağlıklı hücrelerin yapılarında hasar yaratırlar)

Yağsız ya da az yağlı diyetler, vücuda yetersiz kalori sağlamanın yanısıra, vücut için elzem maddelerin emilimini de önleyerek sağlığa uzun dönemde ciddi tehdit oluştururlar. Bol miktarda sebze ve meyvayla beslenseniz bile, yağ tüketiminizi ciddi anlamda kısıtlamak demek bu besinlerdeki önemli mineral, vitamin (A, D, E ve K vitamini) ve antioksidan maddelerden faydalanamayacağınız anlamına gelir.

Akdeniz mutfağının vazgeçilmez yağı zeytinyağı bu açıdan son derece faydalıdır. Tekli doymamış yağ asitlerinden oluşan moleküler yapısı nedeniyle zeytinyağı, kalp sağlığı için son derece önemli maddeler olan magnezyum, E ve A vitamini ve klorofil içerir. Yapılan araştırmalar, düzenli zeytinyağı tüketiminin bazı kanser türlerinin oluşmasını engellendiğini, kolesterol seviyelerini düşürdüğünü ve romatoid eklem rahatsızlıklarına da iyi geldiğini gösteriyor.

Ancak, ısıya dayanıklı olmaması nedeniyle, zeytinyağının salatalara ve zeytinyağlı yemeklere çiğ olarak eklenmesi gerekir.

Zeytinyağının tersine, domatesteki lycopene maddesi, domates pişirildikçe daha aktif hale gelerek, vücut tarafından daha kolay absorbe ediliyor. Bu da demek oluyor ki, domatesleri çorbanın içinde ne kadar çok pişirirseniz, o kadar çok lycopene maddesinden faydalanırsınız. Ancak çorbaya zeytinyağını piştikten sonra eklemek şartıyla…

Antioksidan lycopene maddesi sadece domateste bulunmuyor tabiki. Domatesin yanısıra bu maddeyi kuru kayısı, greyfrut ve karpuzdan da takviye etmek mümkün.

Domatesteki diğer antioksadan madde karoteni ise; tüm yeşil yapraklı sebzelerden, koyu kırmızı, portakal ya da sarı renkli sebze ve meyvalardan alabilirsiniz. İnsanın meyva-sebze bahçesinde yaşayası geliyor:)

Leave a comment

Filed under mucizevi besinler, vitamin/mineraller

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s