Böbrekte Taş Koleksiyonu Oluşturmanın En Kolay Yolu Nedir?

Böbrek taşı düşürmeye çalışan herkes bilirki, yaşanan ağrı tarif edilemez. İşin kötü tarafı, böbrek taşından kurtulmuş olsanız bile yeniden böbrek taşıyla tanışma şansınız % 70-80 arasında. Ailenizde böbrek taşı hastalığından muztarip olmuş biri varsa, bu olasılık daha da yüksek. Ancak genel kanı şu ki, ne kadar genç yaşta böbrek taşına sahip olursanız bunun ileri yaşlarda tekrarlanma riski o kadar fazla.

İnsanoğlunun böbrek taşıyla tanışması medeniyetin en başına kadar uzanıyor. Litotomi adı verilen, böbrek taşının ameliyat yöntemiyle çıkarılması bilinen en eski tedavi yöntemi. Ancak bu operasyon o kadar tehlikeli ki, hipokrat yemininde bile bu ameliyatın tehlikelerinden bahsediliyor.

Erkeklerin kadınlara oranla böbrek taşı geliştirmeleri olasılığı 4 kat daha fazla. Aşırı sıcak iklim şartları nedeniyle, Orta doğuda böbrek taşı hastalığı  neredeyse iki katına varıyor.

Böbrek taşının büyüklüğü, kum tanesiyle golf topu arasında değişiyor. Eğer taş düşmez ise, idrar yolunda geri dönülmez hasarlara yol açıyor. Böbrek taşlarının % 90-95’i tedavinin ilk günlerinde ya da haftalarında düşüyor. Ancak en iyi tedavi, çok su içme alışkanlığı geliştirmek yoluyla, böbrekte taş oluşumunu engellemek.

Böbrek taşı nasıl oluşur?

Böbreklerin ana işlevi, vücuttan fazla sıvıyı, ihtiyaç fazlası elektrolitleri (tuz, potasyum iyonlarını), kandaki zararlı maddeleri atmaktır.

Vücuttaki sıvı miktarı yeterli seviyede olmadığında ve idrar normalden daha asidik ya da bazik hale geldiğinde, idrarda biriken mineral ve asit tuzları kristalize olarak taşa dönüşürler. Bazen sorun böbrek hastalığından ya da metabolik düzensizliklerden de kaynaklanabilir.

Bazı ilaçlar da böbrek taşı oluşumuna neden olabilir. (Lasix, Topomax, Xenical)

Ne yazıkki böbrek taşına sahip olduğunuzu, taş idrar yoluna girmeden bilemezsiniz.

Böbrek taşı oluşumun genel belirtileri:

  • Vücudun yan taraflarında, kaburgaların altında sancı
  • 20 ila 60 dakika süren ağrı dönemleri
  • Vücudun yan taraflarından başlayarak, karın ve kasık bölgesine ilerleyen sancı
  • İdrarda kan
  • İdrarda güçlük ve ağrı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Enfeksiyon bulunması durumunda, yüksek ateş ve titreme

Ağrının kaynağı, taşın yarattığı basınçtan ziyade, taşın idrarın serbest geçişine izin vermemesinden kaynaklanır.

4 çeşit böbrek taşı bulunur:

  1. Kalsiyum taşı: En yaygın olan çeşittir. Kalsiyum oxalate adı verilen formda bulunur. Oxalate maddesi, pek çok meyva ve sebzede bulunur ancak karaciğer oxalate’in çoğunu üretir. Eğer bu cins böbrek taşı geliştirdiyseniz, oxalate içeren besinlerden uzaklaşmanız gerekir. (Yeşil yapraklı sebzeler, fındık ve türleri, çikolata)
  2. Urik asit taşı: Ürik asit, protein metabolizmasının yan ürünüdür. Gut hastalığı olanlarda sıklıkla görülür.
  3. Sistin taşı: En nadir görülen çeşit olmakla beraber, genelde kalıtımsal nedenlerle böbreklerin bazı amino asitleri gereğinden fazla vücuttan atması nedeniyle oluşur.

Böbrek taşını önlemek kontrolünüz altında!

Böbrek taşına neden olan en önemli unsur, yeterli miktarda su içmemek. Yeterli su bulunmadığı sürece, böbrek taşına neden olan maddeler idrarda daha yüksek miktarda olur.

Peki yeterli miktarda su içmediğinizi nasıl anlarsınız?

İdrarınızın açık sarı renginde (buğday başağı renginde) olması gerekir. Ama elinizde buğday başağıyla tuvalete gitmeniz gerekmiyor:) Su ihtiyacı kişiden kişiye değişmekle beraber, idrar renginizin açık sarıda kalmasını sağlamak, vücudun yeterli sıvı ihtiyacını karşılamak açısından yeterlidir.

Eğer multivitamin tabletleri alıyorsanız, ya da B vitamini tabletleri içiyorsanız, idrar renginiz parlak flürosan sarısı rengine dönüşecektir. Bu durumda, idrar rengi kontrolü işe yaramaz.

Su içmek için susamayı beklemek de iyi fikir değil, çünkü susama hissi geldiğinde vücut halihazırda yeterince susuz kalmış demektir. Bir oturuşta 1 litre suyu götürmek de iyi değil. Eziyete yol açmasının ötesinde, o kadar suyu vücudun kısa zaman içinde faydalı bir amaçla kullanmasını beklemeyin. Bunun yerine sabahtan kalkar kalmaz aç karnına 1 su bardağı su içtikten sonra, her yemek öğününe 1 bardak suyla başlarsanız, hem iştahınız kesilir, hem de sindirime yardım edersiniz.

Böbrek taşı oluşumuna neden olan etkenler:

  • Hareketsiz yaşam stili böbrek taşı riskini arttırır. Eğer uzun zaman yatağa bağlı kalmışsanız ya da aşırı hareketsizseniz, kemiklerden normalin üstünde kalsiyum açığa çıkarılması nedeniyle, böbrek taşı oluşumu riski artar.
  • Yüksek kan basıncı (hipertansiyon), böbrek taşı oluşumu riskini ikiye katlar.
  • Sindirim sistemi problemleri taş oluşumu riskini arttırır, çünkü kalsiyum ve diğer minerallerin absorbe edilmelerinde problemler yaşanmaya başlar.
  • Yüksek oranda şeker tüketimi taş oluşumuna zemin hazırlar, çünkü şeker vücudun gerekli mineralleri absorbe etmesine engel olur.
  •  Yüksek miktarda gazlı içecekler tüketmek, kalsiyum oxalate oluşumunu hızlandırır.
  • Yüksek miktarda tuz tüketimi de kalsiyum ve oxalate oluşumunu arttırarak, böbrek taşı riskini arttırır. Özellikle ambalajlanmış besinlerden (patates cipsleri, hatta sporcu içeceği Gatorade) uzak durmak gerekiyor.
  • Soya fasülyesi de, içerdiği yüksek oxalate nedeniyle böbrek taşı oluşturabilir.
  • Yüksek miktarda kafein içeren içeceklerin tüketimi de böbrek taşına neden olabilir. Özellikle geçmişte böbrek taşından muztarip olmuş kişilerin, kafein tüketimine dikkat etmeleri gerekiyor. Çok çay, kahve içenler…dikkat!

Peki kalsiyum içeren besinlerden uzaklaşmak gerekir mi?

Geçmişte böbrek taşı hastalarına kalsiyum içeren besinlerden kaçınmaları telkin edilirdi. Ancak şimdilerde bunun doğru olmadığı, hatta zararlı olabileceği biliniyor. Harvard Tıp Okulunda 45,000 erkek üzerinde yapılan bir araştırma sonucunda, yüksek kalsiyum içeren bir diyetle beslenen kişilerde böbrek taşı oluşumu riskinin, düşük kalsiyumla beslenen kişilere oranla 1/3 oranda daha az olduğu görüldü.

Kalsiyum böbrek taşının ana maddesi olmasına rağmen, besin yoluyla kalsiyum alımı böbrek taşı oluşumunu engeller.

Kalsiyum, besin yoluyla alınan oxalate maddesine yapışarak bu maddenin absorbe edilmesine engel olur. Ama sakın kalsiyum haplarına koşmayın!!! Kalsiyum hapları tam tersi etki göstererek, böbrek taşı oluşumu riskini % 20 oranında arttırırlar.

Yüksek oranda protein tüketimi, sanılanın aksine, böbrek taşına neden olmaz. Ancak halihazırda böbrek taşı olan kişilerin çok miktarda protein tüketmemeleri gerekir.

Yani, uzun sözün kısası…çok su iç, çok yoğurt ye, ve de çok yürü!!! Bu kadar basit bir sonuca varmak için 830 kelime sarfetmek zorunda kaldım:)

Leave a comment

Filed under kronik hastalıklar

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s