Yaşlanmaya Karşı Kükürt Takviyesi

Kükürt deyince aklıma hemen kükürtlü sabun geliyor. O kötü kokunun kaynağı meğer ne kadar önemliymiş:)

Kükürt insan vücudunda en çok bulunan 3 mineralden biridir.(Kalsiyum-Fosfor-Kükürt)

Kükürtün vücuttaki belli başlı fonksiyonları;

  •  Protein ve enzimlerin sentezlenmesi,
  •  Vitaminlerin dönüştürülmesi,
  •  Vücudun toksik maddelerden arındırılması,
  •   Kıkırdak dokusunun sağlıklı işlemesi,
  •   İnsülin hormonu fonksiyonunun düzenlenmesi

Kükürt minerali genel olarak et ürünlerinde (balık, kırmızı ve beyaz et) ve daha düşük oranda yumurta ve bazı sebzelerde (soğan, sarımsak, asparagus, bürüksel lahanası, karnıbahar, brokoli, domates, muz, karpuz, maydanoz, mısır), kuru baklagillerde ve kuru yemişlerde (ceviz, badem, ayçiçeği çekirdeği) bulunur.

Kükürt vücut sistemleri için neden önemlidir?

Vücudun kükürt depolarının yarısı kas, deri ve kemiklerde bulunur. Diğer yarısı da, vücudun protein metabolizması başta olmak üzere pek çok yerde kullanılır. Proteinlerin vücutta biyolojik olarak aktif işlev görebilmeleri için belirli şekillerde bulunmaları gerekir. Kükürt de, protein molekülleri arasında kimyasal bağlantılar kurarak bu işleve destek verir. Tırnak ve saç dokularına esnek yapıyı veren “keratin” yüksek miktarda kükürt içerirken; kemiklerin kıkırdak yapılarına elastik yapıyı kazandıran da kükürt mineralidir. Yaşlandıkça vücuttaki bu esnek dokuların elastisitilerinin kaybolması nedeniyle, ciltte sarkmalar ve kırışıklıklar oluşmaya başlarken; kemik ve eklemlerde de kireçlenmeler oluşur. Vücutta kükürt minerali eksikliğinin, yaşlanma belirtilerini arttıracağı sonucuna varmak yanlış olmaz.

Kükürt aynı zamanda pek çok enzimin yapılandırılmasında ve biyolojik aktivitilerinin arttırılmasında kullanılır. Enzimler, vücuttaki tüm kimyasal işlevleri hızlandıran protein molekülleridir. Enzimler olmadan, sadece birkaç saat süren sindirim işlemi bile 10 gün sürerdi! Vücutta her an devam eden tüm işlevlerin enzimler tarafından hızlandırıldığını düşündüğümüzde, kükürt eksikliğinin nelere yol açabileceğini tahmin etmek pek de zor olmaz.

Kükürt, hücrelerden enerji açığa çıkarmada, insülin hormonunun aktif hale getirilmesinde, karbonhidratların enerjiye çevrilmesinde ve vücudun toksik maddelerden arındırılmasında son derece önemli görevlerde bulunur.

Diyet yoluyla yeterli kükürt alıyor musunuz?

Protein yoluyla alınan ve vücut için elzem olan 20 amino asitten sadece 2 tanesi kükürt içerir. Bunların ikisi de (methionine ve cysteine) vücutta depolanmaz. Tam tersine, fazladan alınan bu iki amino asit vücutta idrar yoluyla dışarı atılır. Dolayısıyla, kükürtten eksik bir beslenme şekliniz var ise, vücutta kükürte bağlı tüm fonksiyonlar askıya alınıyor demektir. Yaşlanmanın etkilerini geri almak bu nedenle imkansızdır. Kükürtün büyük oranda et ürünlerinde olduğunu düşündüğümüzde, et tüketmeyen vejetaryanların kendilerini bu açıdan tehlikeye attıklarını söylemek yanlış olmaz. Ancak şunu da belirtmek gerekki, günümüzde büyük fabrikalarda güneş ve çimen yüzü görmeden beslenen büyük ve küçük başlı hayvanların etlerinde yeterli oranda kükürt bulunmamakta. Bu nedenle, mümkün olduğu kadar otlaklarda doğal yollarla beslenmiş hayvanların etini tüketmek gerekiyor.

MSM- meyva ve sebzelerde bulunan organik kükürttür. MSM eksikliğinin, vücutta aşağıdaki sorunlara yol açtığı biliniyor:

  • Yorgunluk
  • Depresyon
  • Fiziksel ve psikolojik strese karşı gereğinden fazla hassasiyet,
  • Dejeneratif hastalıklar (Alzeimers, Parkinson, Kanser, Şeker hastalığı, Kalp hastalığı vs.)

MSM, vücutta oluşan enflamasyonu nötralize etmesi nedeniyle, özellikle kalp hastalığının tedavisinde son derece ucuz ve etkili bir yöntem olarak görülüyor. Kalp damarlarının çevresinde oluşan plakları açması nedeniyle, kronik enflamasyonun önüne geçiyor.

MSM’nin diğer tedavi edici özellikleri:

  • Kronik ağrıyı dindirir
  • Hücrelerin pek çok vitamin ve minerali absorbe etmesine yardım eder. (A – B -C – D – E vitaminleri; selenyum, kalsiyum, magnezyum mineralleri)
  • Kanseri önler
  • Kas ağrılarını ve krampları dindirir
  • Vücudu toksik maddelerden arındırır
  • Alerji sempomlarını azaltır
  • Nörolojik hastalıkları önler
  • İnsülin hormon seviyelerini düzene koyarak, şeker hastalığına karşı korur
  • Akciğerlerin oksijen çekme kapasitesini arttırır
  • Bağırsak parazitlerine karşı koruma sağlar

MSM’in besin kaynakları nelerdir?

MSM taze meyva ve sebzelerde (soğan, sarımsak, karnıbahar, brokoli, brüksel lahanası, domates, mısır, asparagus, muz, karpuz) ve çayırda otlatılmış, pastörize edilmemiş sütte bulunur. Pişirme sırasında MSM miktarı önemli oranda azaldığı için, pastörize edilmiş sütte ve çokça pişirilmiş sebzelerde düşük miktarda MSM bulunur. MSM, konsentre halde aloe vera’da da bulunur. Ancak doğal aloe vera içeren ürünler kullanmanız gerekli.

Leave a comment

Filed under cilt sağlığı, mucizevi besinler, vitamin/mineraller

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s