Yazar Hakkında…

Uzun zamandır düşünür dururum…Beslenmeyle ilgili sorunlarımız ne zaman ve nasıl ortaya çıktı diye. Bu soruyu ilk soran ben değilim kuşkusuz, ama bilimsel camiada cevap aramaya kalktığım zaman karşıma hep komplike açıklamalar çıkıyor. Kimileri sorunun insan psikolojisinin derinliklerinde yattığını, kimileri sorunun bazı besinlerden kaynaklandığını, kimileri de çağdaş yaşam şeklinin tek neden olduğunu söylüyor. Yani her kafadan bir ses çıkıyor. Neredeyse saat başı dünyanın bir yerlerinde doğru beslenmeyle, ya da ışık hızında kilo vermeyle ilgili bir diyet kitabı çıkıyor.

Bence sorunun cevabı çok daha basit. Doğru beslenemiyoruz, çünkü doğayla olan ilişkimizi kaybettik. Daha da kötüsü kendi vücudumuzla olan ilişkimizi…

Ama çok şanslıyız! Vücut sistemleri o kadar mükemmel işler ki, siz en ufak bir çaba harcamadan sindirim işlemi ağzınıza koyduğunuz ilk lokmada başlar. Tek bir lokma yiyecekten enerji açığa çıkarılması için yüzlerce enzim ve onlarca kimyasal işlemin belirli sıralamada işlemesi gerekir. Beyin ve sindirim sistemi durmaksızın iş birliği yaparak, iştah kapama-açma hormonları vasıtasıyla size ne zaman bir şeyler yemeniz gerektiğini, ne zaman yemeye son vermeniz gerektiğini haber verir. Vücudun yağ depolarındaki milyonlarca yağ hücresi, kendilerine açılan savaştan habersiz, sürekli iştahı kontrol eden hormon salgılar. Kısacası, vücudun kiloyu kontrol etmek için seferber ettiği sayısız sinyal yöntemi vardır. Sorun, bu sinyalleri duymak için yeterli hassasiyeti geliştiremememiz.

İtiraf etmeliyim ki, beslenme üzerine yurtdışı üniversite eğitimi almadan önce, bunların hiçbirinden haberim yoktu. Pek çok insan gibi, ben de ağızdan geçen herşeyin ya kasları harekete geçirdiğini, ya da yağ depolarına istiflendiğini düşünürdüm. Bu nedenle de, şişmanlığın ana nedeninin sadece aşırı yemek yemekten ve hareket etmemekten , daha da kötüsü “nefsi idare edememekten” kaynaklandığını düşünürdüm. Bu nedenle, doğru beslenmeyle ilgili toplumda görülen genel bilinçsizliği normal karşılıyorum. Bilmediğiniz bir şey hakkında doğru karar veremezsiniz…Benim bu blog aracılığıyla hedeflediğim de tam olarak bu. Doğru beslenmenin, doğru bilgiye ulaşmaktan geçtiğine inandığımdan; kazandığım bilgi birikimini herkesle paylaşmak istiyorum.

“Yemek için yaşamak yerine, yaşamak için yemek gerekir” derken Benjamin Franklin doğru bir noktaya parmak basmış aslında. Gözümüzün açlığını doyurmak yerine, sadece midemizin açlığını doyurmayı hedef alabilseydik şu anda obezite kelimesinin anlamını bilmiyor olurduk. Ama bunun söylendiği kadar kolay olmadığını herkes bilir…Hayatı boyunca hemen hiç kilo problemi yaşamamış birinin, hayatı boyunca kiloları ile savaşmış birini anlaması çok mümkün değil. Herkesin genetik yatkınlıkları, fizyolojik ihtiyaçları, yetiştiriliş tarzları, yeme alışkanlıkları ve kişilik özellikleri farklıdır ve bu faktörlerin tümü tartının ibresine yansır. İdeal kilo tamamen kişisel ve fizyolojik bir gerçekliktir ve bu kilo sizin tercih ettiğiniz kilodan farklı olabilir. Önemli olan zayıf kalmak değil, sağlıklı kalmaktır. Bunun tek yolu aç kalmak değil, doğru şeyleri yeme alışkanlığı geliştirmektir.

Bu nedenle, bu blogda “zayıflama reçetesi” göremeyeceksiniz. Ancak kilo kaybetmek için, daha da önemlisi sağlıklı kiloda kalmak için hangi çeşit besinler yemeniz gerektiğini, yeme alışkanlıklarınızı hangi yönde değiştirmeniz gerektiğini ve piyasadaki bazı besin ürünlerinin içindeki sayısız maddelerin sağlığınıza ne yönde zarar verebileceğini bulacaksınız. Amacım, sizlere doğru beslenmenin “genel haritasını” vermek. Bu haritada nereye gitmek istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Bunu yapabileceğinize inanmanız yeter!

Sağlığınıza…

Betül T.Tunca

2 Comments

Filed under Yazar Hakkında

2 responses to “Yazar Hakkında…

  1. Ninet

    O kadar güzel, keyifli ve yararlı bir site hazırlamışsınız ki, insanın okudukça okuyası geliyor. Bu yazılar sayesinde bilmediklerimizi, yanlış bildiğimiz doğruları, nelere dikkat etmemiz gerektiğini öğrendik, bildiklerimizi hatırladık. Bilgiler çok açık, anlaşılır ve esprili, neşeli bir dille yazılmış ve belki de bu yüzden hiç sıkılmadan keyifle okunabiliyor.
    Ellerinize yüreğinize sağlık. Bize ve tüm insanlığa verdiğiniz bu yararlı bilgler için gönül dolusu teşekkürler.

    • Merhabalar..Sitenizi yaklaşık olarak 1 saat önce tesadüfen keşfettim ve neredeyse yazılarınızın yarısını okudum..Bilimsel verilere dayalı, uygulanabilir çözüm önerileri ve anlaşılabilir bir dille bilgilendirmeler yapmışsınız. Teşşükkür ederim şahsım adına. Yazılarınızın sürmesini diliyorum.. Hoşcakalın.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s