Yapay Tatlandırıcı Tuzağı

Eğer ekstra kaloriden kaçınmak için yapay tatlandırıcılı besinler ve içeceklerin peşinden gidiyorsanız, boşuna zaman harcıyorsunuz demektir. Yapay tatlandırıcıların iştahı önemli oranda arttırdığı ve de gereğinden fazla kalori alımına yol açtığı pek çok deneyle ispatlanmış durumda.

Purdue Üniversitesinde yapılan araştırmada, yapay tatlandırıcıyla beslenen  labaratuvar farelerinin  normal şekerle beslenen farelere oranla çok daha fazla kilo aldığı görüldü. Bunun nedeninin,  yapay tatlandırıcıların normal şekerden 300 kat daha fazla tatlı olması nedeniyle, yapay tatlandırıcıyla beslenen kişilerin ekstra kalori tüketmeye çok daha yatkın olduğu belirlendi.
18,000 kişi üzerinde yapılan diğer bir araştırmada ise, düzenli olarak günde 1 kutu diyet içecek tüketen kişilerde %30 ila %40 oranında daha fazla metabolik hastalıkların ortaya çıktığı görüldü.

Yapay tatlandırıcı mekanizması şu şekilde işler. Ağzınıza koyduğunuz her şekerli besin maddesi gibi, yapay tatlandırıcılar da beyne şekerli bir besin geldiği yönünde sinyal verir. Kalorisi olsun ya da olmasın, vücut anında insülin hormonu salgılamaya başlar. İnsülin hormonu kandaki şekeri temizlemek üzere görev başı yapmasına rağmen, kana gerçek şeker karışmayınca insülin salgılanması sona erer. Ancak halihazırda salgılanmış insülin hormonu bu sefer kandaki mevcut şekeri düşürmeye başlar. Bu da bir şeyler yeme ihtiyacı yaratarak, iştah duygusunun sürekli yüksek olmasına neden olur. İştah sürekli açık olunca ne olduğunu hepimiz biliriz.

Amerika’da 80,000 kadın üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, düzenli olarak yapay tatlandırıcı kullanan kadınlar 1 yıl içinde normal şeker kullanan kadınlara kıyasla çok daha fazla kilo aldılar.

Peki iştah mekanizması nasıl işler?

Vücudun otomatik olarak kalori alımını sınırlayan bir termostat ayarı vardır. Yeterli kalori alındığı andan itibaren; mide, ince bağırsak ve karaciğer hücreleri beyne yemek yemeyi durdurması yönünde sinyal verir. Sinir sistemi de gerekli hormonları salgılayarak bu sinyale destek olur. İştah mekanizması bu şekilde kontrol altına alınır. Aksi takdirde bardak ağzına kadar suyla dolu olduğu halde su koymaya devam etmek gibi, sürekli yemeye devam ederdik. Bu durum tersine de çalışabilir. Örneğin, bir öğünü hafif bir şeyler yeyip geçiştirdikten sonra, vücut bir sonraki öğünde eksik kalan kalori miktarını kapatmak için sizi ekstra kalori tüketimine teşvik eder. Bu şekilde eksik kalan enerji miktarı tamamlanmış olur. Sindirim sistemi doğru çalışmayan kişilerin sorunu da budur. Bu kişiler yedikleri besinleri etkin bir şekilde enerjiye çeviremedikleri için, bir sonraki öğünde kendilerini sürekli “aç” hissederler çünkü vücut enerji açığını iştahı kontrol etmek yoluyla kapamaya çalışır. Sindirim enzim haplarının kilo verilmesinde faydalı olmasının nedeni de budur. Hap yoluyla, sindirim sistemi dışarıdan desteklendiğinde, vücut aldığı besinleri daha etkin bir şekilde enerjiye çevirir ve iştah mekanizması normale döner. Eğer süreki enzim hapı içmek istemiyorsanız (zaten oldukça pahalıdırlar), her öğünde mutlaka salata yeme alışkanlığı edinin. Pişirilmemiş besinler yüksek oranda doğal enzim içerdiklerinden, sindirimin daha etkili çalışmasına yardım ederler.

Rejim nedeniyle kalori alımını her kısıtladığınızda, vücut açık kalan kalori miktarını tamamlamak için iştah mekanizmasını sürekli açık tutar. Sürekli aç gezmek nedeniyle, vücut sistemleri “kıtlık” alarmı vererek alınan besinlerin çoğunu yağ depolarında biriktirmeye başlar. Bu nedenle her sona eren rejimden sonra insanların çok kısa bir süre içinde tekrar kilo almalarının nedeni budur. Yani “yo-yo diyetleri” adını burdan alır. Vücuda sürekli kalorisiz besin depolamakla, yapay tatlandırıcılar da aynı duruma neden olurlar. Ne kadar az enerji alırsanız, iştahınız o kadar açık olur.

Hayvan besicileri bunu çok iyi bilirler. Kesim zamanına doğru, büyük başlı hayvanların  normalden daha hızlı şişmanlamaları tercih edildiğinden, hayvan yemlerinin içine yapay tatlandırıcı olan konsantre “sakarin” karıştırılır. Bu şekilde hayvanlar normalden daha fazla yem tüketerek, vücutlarında daha fazla yağ depolamaya başlarlar. İnsanlara da olan şey bu değilmidir zaten? Yıllarca diyet kolalı içecekler tüketen kişilere bir bakın. Sıfır kalorili içecekleri içerek zayıflamayı başaran birini bulamazsınız. Araştırma sonuçları gösteriyor ki, sıfır kalorili içecekleri tüketen kişilerin iştahı 90 dakika aradan sonra bile artış gösteriyor. İştah mekanizmasını kapatabilene aşkolsun!

Uzun süre yapay tatlandırıcı kullanan kişilerde, iştah artışının yanısıra başka sorunlar da ortaya çıkar. Yapay tatlandırıcılar, dildeki tat hücrelerini sürekli şekerin geldiği yönünde uyardığından, beyinde sürekli olarak “açlık” mekanizması çalışır. Beyin aynı zamanda karaciğere alınan besinleri depolaması yönünde talimat verdiğinden (kıtlığa karşı önlem almak için), vücut ihtiyacı olan enerji seviyelerini yakalayamayarak halsiz düşmeye başlar. Bu da kronik halsizliğe neden olur. Öte yandan pankreas, “sahte” şekerin kan şekerini yükseltmediğinin ayırımına vararak daha az insülin hormonu salgılamaya başlar. Vücut buna “depresyon” belirtileri göstererek karşılık verir, çünkü mutluluk hormonu olan “serotonin” şeker olmaksızın düşük kalır. Depresyondan çıkmanın  tek yolu, doğal şeker tüketimine geri dönerek, insülin hormon seviyelerini normale döndürmektir.

Obezite ve depresyona yol açmalarının yanısıra, yapay tatlandırıcılar “uykusuzluk, baş ağrısı, hafıza kaybı, mide bulantısı, menapoz öncesi sendromu, panik atak ve göğüs kanserine” de yol açmakta. Özellikle “Aspartame” ın merkezi sinir sistemine hasar verdiği biliniyor. Aspartame’ın 2-3 aylık bir raf ömrü vardır. Bu zamandan sonra içindeki kimyasal maddeler ayrışarak sağlığa önemli zararlar vermeye başlar. Aynı durum, aspartame içeren besin/içeceklerin ısıya maruz kalması nedeniyle de ortaya çıkabilir. (Çaya atılan aspartame’a dikkat!!!)

Yüzlerce uçak pilotunun, yapay tatlandırıcılı içecekler tükettikten sonra hafıza kaybı, başağrısı, görme bozuklukları ve sindirim sistemi rahatsızlığı yaşadığı rapor edildi. Eğer hamile kadınlar fazla kilo almamak için diyet içecekler/besinler tüketirlerse, yapay tatlandırıcıların parçalanması nedeniyle plasentada biriken “methyl alkol” beyin hücreleri henüz gelişmekte olan fetus üzerinde ciddi hasarlara neden olabilir.

Leave a comment

Filed under hormonlar, obezite, yapay katkı maddeleri

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s