Tabaktaki Soya Tehlikesi

1990’lı yılların başında soya ve soya katkılı besin maddeleri “süper sağlık vaadleriyle” süpermarket raflarını doldurmaya başladı. Bu “mucizevi besin maddesi” nin kolestorolü düşürdüğü, menapoz öncesi belirtileri hafiflettiği, göğüs ve prostat kanserine karşı koruduğu iddia edildi. Sorun şu ki, bilim dünyasi bu iddiların pek çoğunun yanlış olduğunu anlamış durumda. Bugüne kadar yazılı ve sözlü medyada soya mucizesi hakkında ne duyduysanız….YANLIŞ!!!

Soyanın mucizevi besin olarak ani çıkış yapmasının tek nedeni, kurnaz pazarlama ve reklam teknikleriyle besinlerin maliyetini düşürmek. Soya fasülyesi özellikle Amerika kıtasında o kadar bol ve ucuz bir hasat ki, büyük yiyecek firmaları herşeyin içine soyayı dahil ederek maliyetlerini düşürmenin peşindeler.

Soya fasülyesi nedir ve yiyeceklerin içine nasıl girer?

Amerikan Soya Besinleri derneği izole edilmiş soya proteinini şöyle tanımlıyor:

“İzole edilmiş soya proteini, soya fasülyesinin karbonhidrat ve yağdan arındırılmış ve %90 ila %95 oranında protein içeren kısmıdır”

İzole edilmiş soya proteini, şişelenmiş meyva sularında, enerji ve spor içeceklerinde, hazır çorba ve soslarda, soya sütünde, soya sosunda, tofuda, et yerine geçen analoglarda, kahvaltı gevreklerinde, pastane ürünlerinde bulunur.

Soyanın en büyük tehlikelerinden biri,  soya fasülyesinin %90 ila %95 oranında genetik manipülasyona uğratılmasından kaynaklanır. Bunun nedeni, genetik olarak değiştirilen soya bitkisi yüksek oranda tarım ilacına dayanıklı olur. Soya üreticileri için harika haber ama tüketici için çok ciddi sağlık tehdidi….

Genetik olarak değiştirilmiş soya fasülyesi tüketimi vücutta ciddi hormonal sorunlara ve hamile kadınlarda düşüklere neden olur. İçindeki “glyphosate” maddesi, kadınların üreme sistemlerinde ciddi dengesizliklere yol açar. Dahası, bu madde anne karnındaki bebeğe besin ulaştırılması ve atık maddelerin dışarı atılmasından sorumlu plasentaya zarar verir. Bu da premature düşüğe sebep olur. Anne karnındayken düşük miktarda bu maddeye maruz kalan bebeklerde aşağıdaki ciddi kalıtımsal kusurlar oluşur.

  • Küçük kafatası çevresi
  • Merkezi sinir sisteminde genetik değişimler
  • Kafatasını oluşturan hücrelerde hızlı yokolma
  • Kemiğin kıkırdak yapısında deformasyon
  • Göz deformasyonu
  • Gelişmemiş böbrekler

2010 yılının Nisan ayında Rusya’nın genetik araştırma yapan enstitüsünde (Institude of Ecology and Evolution of the Russian Sciences) yapılan bir deneyde 2 yıl boyunca labaratuvar farelerine genetik şifresi değiştirilmiş soya besini verildikten sonra, 3. jenerasyondan itibaren farelerin tamamen üreme kabiliyetlerini kaybettikleri görüldü.

Genetik olarak değiştirilmiş soyanın tehlikelerine biraz daha yakından bakalım…

Kadınlarda Kısırlık:

2009 yılında Brezilya’da yapılan bir deneyde 15 ay boyunca soyayla beslenen dişi farelerin rahimlerinde ve üreme döngülerinde ciddi değişikler olduğu görüldü. Genetik olarak değiştirilen soya ürünleri tüketen insanlarda ise ciddi hormon değişikleri, normalden fazla östrojen salınımı ve beyindeki pituary bezinde hasar olduğu ortaya çıkarıldı.

Erkeklerde Ereksiyon ve Libido Kaybı:

Uzakdoğunun manastırlarında yaşayan rahiplerin seks dürtülerini yok etmek için soyadan oluşan vejateryan diyet izlediğini biliyormuydunuz?

Soyada bulunan “genistein ve daidzein” maddeleri östrojen hormonunu mimik ederek, erkeklerde aşağıdaki sorunlara yol açar:

  • Göğüs dokusunda büyüme
  • Yüz ve bedende tüy azalması
  • Seks dürtüsünde azalma
  • Değişken ruh hali
  • Ereksiyon problemleri
  • Düşük sperm sayısı

Tiroid Bezinde Sorunlar:

Soyada yüksek oranda bulunan “isaflavone” maddeler, tiroid bezinde strese neden olarak aşağıdaki sorunlara yol açarlar

  • Depresyon ve çabuk değişen ruh hali
  • Uykusuzluk
  • Kilo vermede sorun
  • Çocuk sahibi olmada sorun
  • Sindirim sistemi rahatsızlıkları
  • Besin alerjileri

Mineral Eksiklikleri:

Soyada bulunan besin karşıtı madde denen “phytic asit”, vücut için elzem olan kalsiyum, magnesyum, bakır, demir ve çinko eksikliğine neden olur. Soyanın bu etkisi uzun zamandır bilindiğinden, soyadan yapılmış bebek mamaları bu minerallerle destekleniyor. Soyadaki bu maddeyi yok etmek için soya fasülyesi büyük alüminyum kazanlarda asit karışımı içinde yıkanıyor. Besin karşıtı maddelerin bir kısmı bu işlemden sonra yok edilmelerine karşın, alüminyum kazanlardan soya fasülyelerine alüminyum geçmesi önlenemiyor. Alüminyum, özellikle beyin gelişimi için son derece toksik bir metaldir ve aşağıdaki, sorunlara yol açar:

  • Antisosyal davranış
  • Öğrenme güçlüğü
  • Alzheimer hastalığı ve bunama

Bebek Mamalarındaki Zehir:

Soyayla desteklenmiş bebek mamaları, bebeğinize verebileceğiniz en tehlikeli besin maddesidir!!! Soya mamalarında normalden 6 ila 11 kat daha fazla bulunan “isoflavone” maddesi, bebeklerin hormonal yapılarında ciddi bozukluklara yol açarak aşağıdaki sorunlara neden olur.

  • Davranış bozuklukları
  • Besin alerjileri ve sindirim bozuklukları (ciddi anlamda kolik bebekler)
  • Erken yaşta ergenlik ve doğurganlık sorunları
  • Astım
  • Tiroid hastalıkları
  • Kanser
  • Erkek çocuklarda göğüs büyümesi

Soyayla desteklenen mamalar aynı zamanda son derece toksik olan alüminyum ve manganez içerdiklerinden, beyinde hasara ve davranış problemlerine de yol açarlar.

Leave a comment

Filed under hormonlar, kronik hastalıklar, obezite, yapay katkı maddeleri

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s