İnsülin Hormonu=Şişmanlık Hormonu

Eğer insanları şişmanlatan insülin hormonu ise neden bazı insanlar hep zayıf kalabiliyor? Hepimiz insülin salgılıyoruz ama bazılarımız hayatları boyunca hiç şişmanlık problemiyle karşı karşıya kalmıyorlar.

Bu sorunun yanıtı: hepimizin kilo almaya karşı genetik yatkınlığımızın farklı olması.

Vücuttaki hiçbir hormon tek başına, vakum içinde etki göstermez. Tüm hormonlar, hücrelerin içinde ya da dışında görev yapan pek çok enzimin etkisi altındadır. Bu da, hormonların vücudun her dokusunda farklı etki göstermesine neden olur. Mesela hücre zarında bulunan LPL enzimi hücreye yağ çekerken, HSL enzimi hücreden yağ salımına neden olur.

İnsülin hormonu, vücuda giren kalorinin vücudun değişik bölümlerine nasıl dağılacağına karar verir. Her yemekten sonra, insülin ve insülinin kontrolü altındaki LPL enzimi, toplam kalorinin vücudun nerelerine, hangi oranda dağılacağını, hangi miktarın hemen enerji olarak harcanağını, hangi miktarın depo edileceğini belirler. Eğer insülin, alınan kalorinin büyük bölümünün depolanması yönünde talimat verirse, şişmanlamaya yatkınlık oluşur. Eğer insülin alınan kalorinin büyük kısmının hücreler tarafından enerjiye çevirip kullanılması yönünde direktif verirse, zayıf kalmaya yatkınlık oluşur.

Tam anlamıyla aynı şeyi aynı miktarda yiyen iki insan farklı oranlarda insülin salgılar. Bazı insanlar, daha fazla insülin salgılamaya genetik olarak daha yatkındırlar. Bu durum, bu insanların diğerlerinden daha fazla kilo almalarına ve vücutlarının daha fazla yağ depolamasına neden olur. Eğer az insülin salgılayan biriyseniz, muhtemelen hayatınız boyunca kilo sorunu yaşamıyorsunuz demektir.

Diğer önemli unsur da, vücudun hücrelerinin insüline ne kadar hassas olduğu ya da insüline ne kadar direnç gösterdiğidir. Bu durumun tıbbi tanımı insülin rezistansıdır.

Daha çok insülin salgılandıkça, zaman içinde hücrelerin insüline direnç gösterme eğilimi artar. Hücreler insüline direnç gösterince, yani kandaki şekeri hücre içine almayı rededince, pankreas daha fazla insülin salgılamaya başlar. Bu da, aynı miktarda şekeri kandan temizlemek için  daha fazla insülinin pankreas tarafından salgılanmasına yol açar.  Gereğinden fazla salgılanan insülin de, vücudun daha fazla yağ depolamasına neden olur.

Diğer önemli faktör de, farklı vücut hücrelerinin insüline farklı tepki göstermeleridir. Yağ hücreleri, kas hücreleri, karaciger hücreleri değişik zamanlarda ve değişik oranlarda insüline karşı direnç oluşturabilirler. Yani aynı miktardaki insülin değişik hücreler üstünde farklı etkiler yaratır. Vücudun hangi dokularının insüline ne kadar oranda direnç göstereceği kişiden kişiye değişir.

Hücre insüline ne kadar hassas ise, daha çok şekeri hücre içine çeker. Eğer bu hücre kas hücresiyse, şekerin bir kısmını enerji olarak kullanır, bir kısmını daha sonra kullanmak üzere depolar. Eğer bu hücre yağ hücresiyse, şekeri yağa çevirir ve böylelikle yağ depolarını arttırır. Bu demektir ki, eğer kas hücreleri insüline hassas ise ve de yağ hücreleri insüline direnç gösterirse, kişi daima zayıf kalır. Çünkü alınan kalorinin büyük kısmı direk olarak enerjiye dönüştürülür ve hemen kullanılır. Eğer bunun tersine kas hücreleri yağ hücrelerine oranla insüline daha fazla direnç gösterirse, alınan kalorinin büyük kısmı vücutta yağ olarak depolanır.

Vücut dokularının insüline karşı olan hassasiyeti, yaşlandıkça azalır yani yaşlandıkça, insan dokuları insülini reddetmeye başlarlar. Ancak bu rezistans ilk önce kas hücrelerinde oluşur. Yağ hücreleriyse, insüline çok daha uzun süre hassasiyetlerini korurlar. Genel kural olarak, yağ hücrelerinin kas hücrelerinden her zaman daha fazla insüline hassas olduğunu söyleyebiliriz. Bu demektir ki, gençliğinizde zayıf ve aktif bile olsanız, yaşlandıkça kas hücreleriniz insüline daha fazla direnç gösterdiğinden, aynı kiloda kalmayı başarmakta zorlanırsınız. Bu da pek çok insanın neden yaşlandıkça daha çabuk kilo aldığını açıklıyor.

Yaşlandıkça, besinlerden alınan kalorinin daha fazlası yağa dönüştürülür, daha az miktari enerji olarak kullanılır. Bu nedenle pek çok insan orta yaşlarına ulaştığında aynı kiloda kalmakta zorluk çeker çünkü kas hücreleri insüline olan hassasiyetlerini kaybederler. Bu durumda kandaki şeker, yağ hücreleri tarafından yağa çevrilmekten başka bir alternatif bulamaz. İnsüline direnç oluşturmanın yanısıra, başka sorunlar da cereyan etmeye başlar. Tansiyon yükselir, iyi huylu kolesterol düşerken, kandaki yağ miktarı (triglyceride) artar. Alınan kalorinin büyük kısmı yağ depolarında saklandığı için, vücut günlük fiziksel aktivite ihtiyaci için gereken enerjiyi bulamaz. Azalan enerjiyle beraber, vücut hücreleri daha yavaş çalışmaya başlar ve vücudun metabolizma hızı düşer. Yani, metabolizma oranı şişmanlık nedeniyle yavaşlar. Sanılanın aksine, metabolizmamız yavaşladığı için şismanlamayız, aksine şişmanladığımız için metabolizmamız yavaşlar.

Günümüzde daha fazla sayıda çocuk daha erken yaşlarda kilo sorunuyla karşılaşmakta. Hatta yeni doğan bebekler eskiye oranla daha büyük ve kilolu dünyaya gelmekte. Çok kilolu anne babaların çok kilolu bebekleri olmakta çünkü insülin salgılanması ve hatta insüline direnç geliştirme eğilimi genlerle kontrol edilmekte. Anne karnındayken yüksek oranda kan şekerine maruz kalan bebeklerin pankreası daha fazla insülin salgılayan hücreler oluşturur. Böylelikle bu bebeklerin pankreası, ileriki yıllarda daha fazla insülin salgılamaya programlanır. Anne karnındayken daha çok insülin salgılayan bebek, kan şekerinin büyük kısmını yağa çevirmeye meyilli olur. Böylelikle bebek, vücudunda normalden daha fazla yağ hücresiyle dünyaya gelir ve ileri yaşlarda da bu eğilim devam eder. Obez annelerin, şeker hastası annelerin ve hamilelikte gereğinden fazla kilo alan annelerin daha büyük ve daha kilolu bebekler dünyaya getirmelerinin ana nedeni budur.

Leave a comment

Filed under hormonlar, obezite

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s